Önce büyük resim
Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun (IDF) Diabetes Atlas’ına göre 2024’te dünyada 20–79 yaş arasında 589 milyon diyabetli erişkin vardı; yani her 9 erişkinden biri. 2050 için öngörü 853 milyon, üstelik 252 milyon kişi henüz tanı almamış. Türkiye’de erişkinlerde diyabet sıklığı %16’nın üzerinde (yaklaşık 9,6 milyon kişi).
Prediyabet, kan şekerinin normalin üstünde ama henüz diyabet sayılmayacak düzeyde olduğu ara bölgedir: açlık glukozu 100–125 mg/dL ya da HbA1c (son aylardaki ortalama şekeri yansıtan kan testi) %5,7–6,4 aralığı. Türkiye’deki TURDEP-II çalışmasında bozulmuş açlık glukozu (açlık şekerinin sınırda yüksek olması) %14,7, bozulmuş glukoz toleransı (şeker yükünden sonra değerin yüksek kalması) %7,9 bulundu. Sunum, bu yüksek sıklığın yaşam tarzı müdahalesinin en etkili olduğu dönemin geniş olduğuna işaret ettiğini söylüyor.
Yaşam tarzı programlarında diyabete ilerleme riskinde göreli azalma
Çalışmaların tasarımı ve katılımcıları farklıdır; sütunlar yalnızca ölçeği göstermek içindir. Etkinin büyük kısmı kilo kaybıyla açıklanıyor.
Etiket mi, fırsat mı?
Sunum, iki yönlü bir tartışmaya da yer veriyor. Karşı görüşe göre prediyabet tanısı gereksiz ilaç kullanımına, kişinin kendini 'diyabetli' gibi etiketlemesine ve damgalanmaya yol açabilir. Destekleyen görüşe göre ise bu, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalığı için yüksek riskli bir durumdur; yaşam tarzı müdahalesi diyabeti önleyebilir ya da geciktirebilir.
Ortak nokta şu: prediyabet bir hastalık etiketi olarak değil, bir fırsat penceresi olarak anlatılmalı. Vücuttaki tablo da buna uyuyor. İnsülin direnci (hücrelerin insüline yanıtının zayıflaması) arttığında β-hücreleri (insülin salgılayan hücreler) salgıyı artırarak şekeri dengede tutar; bu uyum yetmeyince şeker yükselmeye başlar. Yaşam tarzı değişikliği erken dönemde şekeri normal aralığa geri getirebilir; β-hücre kaybı ilerledikçe ise ilaç gerekir.
Zamanla daha fazla ilaç gerekmesi kişinin başarısızlığı değil, β-hücre yetersizliğinin sonucudur; suçluluğa yer yok.
Büyük çalışmalar ne gösterdi?
Önleme çalışmaları benzer bir hikâye anlatıyor. ABD’deki Diyabet Önleme Programı (DPP) çalışmasında kilo kaybı hedefi en az %7 ve haftada en az 150 dakika hareket olan yoğun program diyabete ilerleme riskini %58 azalttı; ilaç kolunda bu oran %31’di. Finlandiya çalışmasında da yaşam tarzıyla %58 azalma bildirildi. Çin’deki Da Qing çalışmasının 30 yıllık izleminde diyabetin başlangıcı ortanca 3,96 yıl gecikti.
Etkinin büyük kısmı kilo kaybıyla açıklanıyor; yine de Hindistan’daki çalışmada yaşam tarzı, anlamlı kilo kaybı olmadan da riski %28,5 azalttı. Bir meta-analizde katılımcıların bir bölümünde kan şekeri normale döndü: 2. yılda %20, 6. yılda %52. Ancak bu çalışmalar ideal koşullarda yapıldı; gerçek hayattaki etki daha küçük olabilir. 11 ülkeden 22 programda ortalama kilo kaybı 2,3 kg’dı.
'Remisyon' ne demek?
Tip 2 diyabet ilerleyici bir hastalık olarak tanımlanıyor; zamanla ilaç ihtiyacının artması 'diyet başarısızlığı' değil, β-hücre yetersizliğidir. 'Remisyon' kelimesi de dikkatle okunmalı. Amerikan Diyabet Derneği ve Avrupa Diyabet Çalışmaları Derneği’nin (ADA/EASD) 2021 tanımına göre remisyon, şeker düşürücü ilaç kesildikten en az 3 ay sonra HbA1c’nin %6,5’in altında olmasıdır. Sunum bunun 'kür' (kesin iyileşme) olmadığını, izlemin sürdüğünü vurguluyor.
En bilinen çalışma DiRECT (Diabetes Remission Clinical Trial): tanısı ilk 6 yıl içinde olan kişilere birinci basamakta yapılandırılmış kilo yönetimi uygulandı. 12. ayda remisyon %46’ydı (kontrol %4); 15 kg ve üzeri kaybedenlerde %86. 5. yılda oran %27’ye (kontrol %4) indi. Karaciğer ve pankreasta biriken yağın β-hücre işlevini bozduğunu öne süren 'ikiz döngü' hipotezi bunu açıklamaya çalışıyor.
Remisyon şansı herkes için aynı değil: kısa süreli hastalığı olan kilolu kişide yüksek, uzun süreli, insülin kullanan zayıf kişide düşük. Tanımda ilaç bırakmaktan söz edilse de, ilaçları azaltma, değiştirme ya da bırakma kararı her zaman hekime aittir.
Pratikte küçük adımlar
Çalışmaların hedefleri gösterişli değil: DPP’de en az %7, Finlandiya çalışmasında en az %5 kilo kaybı (90 kg için 5–6 kg) ve haftada en az 150 dakika hareket, örneğin tempolu yürüyüş. Her ana öğünden sonra 10–15 dakikalık yürüyüşün, yemek sonrası şeker yükselişini azalttığı belirtiliyor. Tek bir ideal diyet yok; Akdeniz, DASH (hipertansiyonu durdurmaya yönelik beslenme yaklaşımları), bitki temelli ve düşük karbonhidratlı beslenme düzenleri arasından kişinin en uzun süre sürdürebileceği seçilir.
Türk mutfağı için tabak yöntemi: yarım tabak zeytinyağlı sebze ya da salata, çeyrek tabak baklagil, balık, tavuk veya yumurta, çeyrek tabak bulgur pilavı ya da tam tahıllı ekmek. Şekerli içecek yerine su, şekerli çay yerine şekersiz çay, meyve suyu yerine bütün meyve. Yaşam tarzı ilacın yerini almaz, onunla birlikte uygulanır; miktarlar kişinin ilaçlarına ve ihtiyacına göre diyetisyen ve hekimle ayarlanmalı.
Daha fazla okuma
- Rippe JM (ed.). Lifestyle Medicine, 3. baskı; Bölüm 28–31
- ADA. Standards of Care in Diabetes—2026. Diabetes Care 2026;49(Suppl 1)
- Knowler WC ve ark. DPP, NEJM 2002; DPPOS
- Lean MEJ ve ark. DiRECT, Lancet 2018; 5 yıl, 2024
- Riddle MC ve ark. Remisyon uzlaşısı, Diabetes Care 2021
Kaynaklar
- IDF Diabetes Atlas, 11th edition International Diabetes Federation, 2025
- Reduction in the Incidence of Type 2 Diabetes with Lifestyle Intervention or Metformin Knowler WC ve ark. (Diabetes Prevention Program Research Group), N Engl J Med 2002;346(6):393–403
- Primary care-led weight management for remission of type 2 diabetes (DiRECT): an open-label, cluster-randomised trial Lean MEJ ve ark., Lancet 2018;391(10120):541–551
- 5-year follow-up of the randomised Diabetes Remission Clinical Trial (DiRECT) of continued support for weight loss maintenance in the UK: an extension study Lean MEJ ve ark., Lancet Diabetes Endocrinol 2024;12(4):233–246
- Consensus Report: Definition and Interpretation of Remission in Type 2 Diabetes Riddle MC ve ark., Diabetes Care 2021;44(10):2438–2444
Son güncelleme: Ekim 2026